13 Temmuz 2026 Pazartesi

Yara Ortaklığı: Cevapların konforuna karşı soruların itirazı

 


Çocukluğumdan beri sulugözlüyümdür. Bu hassasiyetle tezat oluşturuyor gibi görünse de çocukken biraz da erkek fatmaydım. Erkeklerle top oynar, onlarla dövüşmekten çekinmezdim. Vaktimin çoğunu sokakta oynayarak geçirdiğim yaz aylarında gün battıktan sonra eve hep bacaklarımda taze sıyrıklarla dönerdim. Özellikle yara almıyordum elbette ama yaralarımın kabuk bağlamaya başlaması beni büyülerdi. Büyüteçle yaralarımı inceler ve canımı yakacağını bilsem de, sertleşmiş kabuklarını hafifçe kaldırıp altlarına bakardım. Bütün o koca koca yaraların zamanla, sanki hiç var olmamış gibi, tenimin altında kaybolup gitmesine hayret ederdim. Belki de insanın canını acıtan şeye yakından bakma, onu açık tutma merakı çocuklukta başlıyordur. Seneler sonra anladım ki, çocukken bacaklarımdaki yaraları incelediğim büyütecin yetişkinlikteki karşılıklarından biriydi edebiyat.

Denemenin devamı Libre Kültür'de okunabilir.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder